Alfa Romeo’nun unutulan amiral gemileri [GALERİ]

Alfa Romeo, diğer otomobil şirketleri ile karşılaştırıldığında belki de ta işe başladığı tarihten beri en güzel otomobillerden oluşan ürün gamına sahip. 

T33 / 2 Stradale Prototipo, Duetto Spider ve Disco Volante gibi göz alıcı modeller bu konuda hemen akla gelenler. Ancak, en azından görsel olarak ürün çizgisinin geri kalanını oluşturan saf sanat eserleriyle aynı çizgide olmayan birkaç otomobil de var. 

Efsane tasarımcı Giuseppe Bertone’nin üstüne çalışmadığı otomobillerden bazıları mesela. Bu çerçevede eğer Alfa tarihine aşina iseniz mesela Andrea Zagato tarafından tasarlanmış ve ‘Il Mostro’ yani ” Canavar” lakaplı Alfa SZ hemen aklınıza gelecektir. Akla gelecek bir diğer model ise Ermanno Cressoni tasarımı olan Alfa 75 Quadrifoglio Verde olur.

Alfa Romeo SZ modelini hatırlıyor musunuz?

Alfa, SZ için şimdiye kadar yapılmış en iyi motorlardan biri olan 75 Quattrofoglio Verde’nin 3.0 litrelik Busso motorunu kullandı ve 210 Beygir güç üretebilene kadar kapasitesini zorladı. Bu özellik otomobili 245 km / s azami hıza çıkartabiliyordu. Görüntüsü Alfa Romeo ürünü diğer araçlarla karşılaştırılamayacak farklılıkta olsa da, SZ’ nin ürettiği sesin güzelliği şüphesiz kulaklara çok hoş geliyor. 

SZ’nin süspansıyonu ve şasisi 75 IMSA yarış otomobilinden alınmadır ve Fiat / Lancia ralli takımından Giorgio Pianta tarafından ince ayarları yapılmıştır. Lancia’nın ralli konusunda başarısının burada SZ modeline aktarımı tabiki olumlu bir durum.

SZ modeli Alfa severlerin yeni rüya otomobili olarak Montreal ve 33 Stradale modellerinin yerini almak üzere üretilmişti ve 1989’da otomobil piyasaya sürüldüğünde Alfa Romeo’nun teknolojik olarak ne kadar ilerlediğini dünyaya gösterecekti. 

Tasarımcısı Zagato bu sebepten dolayı doğal olarak, gövde için o zaman için son derece gelişmiş bir malzeme olan termoplastik kullandı. Bu kararın tek başına tasarıma etkisi oldukça bellidir. Dışı kırmızı renkte, tavanı gri ve iç döşemeleri krem renkte olduğu sürece her renkte sipariş edebileceğiniz SZ modeli için bu kural sadece bir kere bozulmuştur: Tasarımcı Andrea Zagato için yapılmış tamamen siyah bir örnek vardır.

Alfa Romeo SZ'nin tasarımı o kadar ileridedir ki, kötü gelecek filmi Ghost in the Shell'de bile yer almıştır.
Alfa Romeo SZ’nin tasarımı o kadar ileridedir ki, kötü gelecek filmi Ghost in the Shell’de bile yer almıştır.

Görünüşü yadsınamaz bir şekilde fütürist bir tasarımın ürünüdür. Öyle ki 1995 tarihli ve distopik bir gelecekte geçen Ghost in the Shell anime filminde yıldız otomobillerden biridir. 

 

 

 

 

 

Alfa Romeo 75 Quadrifoglio Verde / Milano modeline bakalım

Alfa Romeo 75 Quadrifoglio Verde’ye geldiğimizde ise yine en az SZ modeli kadar Alfa Romeo estetik çizgisine ters bir otomobil ile karşı karşıya kalıyoruz (Modelin adı da tasarımı kadar kafa karıştırıcı olduğu için yazı dahilinde bundan sonra 75 Q.V. olarak anılacaktır). Amerika Birleşik Devletleri’nde Milano olarak da bilinen 75 Q.V., Alfa’nın 75. yıl dönümünü kutlamak için seçildi. 

Ancak muhtemelen herhangi bir markanın yıldönümü kutlaması için üretilen modeller arasında markanın kendisiyle bu kadar çelişen başka bir araç bulmak zordur.

Alfa Romeo’nun tasarım merkezi başkanı Ermanno Cressoni tarafından muhtemelen sadece ve sadece düz cetveller kullanılarak “tasarlanan” bu otomobil, dönemin süper otomobillerinin köşeli dış görünüşlerini bir sedan araca uygulamaya çalışır gibidir. Bu konudaki başarısı tartışmalı olsada bu tür seksenli yıllar tasarımlarının kendine özgü bir havası olduğu söylenebilir.

Bununla birlikte, dış görünüşün değil içinde ne olduğunun daha önemli olduğu bir modelle karşı karşıya olduğumuz kesin. 75 Q.V. sınırlı kaymalı diferansiyele bağlı ve arka tarafa monte edilmiş bir şanzıman sayesinde neredeyse mükemmel ön-arka ağırlık dağılımına sahipti. Vites kutusu-diferansiyel tertibatının yanında merkezi olarak monte edilmiş arka frenlere ve arkada egzotik de Dion tüp süspansiyonuna sahipti. Bu sayede yola yansıyan ağırlığını çok iyi dengeliyordu. Sahip olduğu bu donanımlar sayesinde muhtemelen sürüşü en rahat araçlardan biri olabilir. 75 Q.V. de ayrıca, genellikle bozulan fakat o zamana göre oldukça gelişmiş olan bilgisayarlı arıza tespit devresine bağlı bir gösterge panosu vardı. 

75 Q.V. modelinde SZ’de de kullanılan ve 190 beygir gücünde 250 nm tork üreten şaşırtıcı derecede iyi 3.0 Busso V6 motoru vardı. SZ den farklı olarak sesi biraz tiz gelen bu motoru dinlemek gerçekten heyecan verici olabiliyor. 

Bugünlerde bulunması oldukça zor bir modeldir ve bulunanlarda paslanma sorunu yaygındır. Bütün dış görünüş problemlerine rağmen modelin sürüşünün ve motor sesinin keyfinin eşsiz olduğunu bir kez daha tekrar edelim. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*
*